Kredi çekmek için kardeşe devredilen ve iflas sonrası başkasına kaçırılan ev geri alınabilir mi?

Son güncelleme: 9 Haziran 2026

Merhaba, Size eşimin yaşadığı bir miras tapu  devri süreci hakkında danışmak istiyorum. Eşimin anne ve babası hayattayken, yaşadıkları evin ileride eşime kalacağı aile içinde ifade edilmiştir. Ancak yaklaşık 10–15 yıl önce, eşimin abisi bankadan kredi kullanabilmek amacıyla söz konusu evin tapusunu eşimin üzerinden kendi üzerine almıştır ve bu tarihten sonra yaklaşık 10–15 yıl boyunca abisinin üzerinde kalmıştır. Daha sonraki süreçte abisi iflas etmiştir. İflas sürecinin ardından, söz konusu ev abisi tarafından kendi oğlunun ‘resmi nikâhlı  olmayan eşi’  üzerine devredilerek kaçırılmış ve aileye bu devrin haciz ve iflas süreci nedeniyle yapıldığı, mevcut tapu sahibini (yani gelinlerini ) tanımadıklarını söylemişlerdir.  Ancak aile bireylerinin bilgisi ve tanıklıkları, bu sürecin gerçek mahiyeti hakkında farklı bir tablo ortaya koymaktadır. Bu olaylara dair bilgi sahibi ve tanıklık edebilecek aile üyeleri bulunmaktadır. Hak kaybı yaşamamak için ne yapmalıyız, bu süreci makul bir maliyetle yürütmek için nasıl yol izlemeliyiz? Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim Saygılarımla

Cevap

Bir tapunun kredi kullanımı amacıyla geçici olarak devredilip sonradan iade edilmemesi, hukukta inançlı işlem olarak nitelendirilir. Taşınmazın daha sonra iflas ve haciz baskısı altında, alacaklılardan veya diğer hak sahiplerinden mal kaçırmak amacıyla üçüncü bir kişiye devredilmesi ise muvazaa (danışıklı işlem) kapsamında değerlendirilir. Bu tür zincirleme devirlerde, ilk devrin kimin tarafından ve hangi sıfatla yapıldığı, izlenecek hukuki yolu doğrudan belirler.

Mevzuat bu durumu şu çerçevede düzenler:

  • İlk devir taşınmaz eşin üzerindeyken bizzat eş tarafından abiye yapıldıysa, durum inançlı işlemdir. İnançlı işlemin ispatı kural olarak yazılı delille (inanç sözleşmesi veya buna eşdeğer yazılı belge) yapılır; tanık beyanı tek başına çoğu zaman yeterli görülmez. Bu nedenle elde yazılı bir dayanağın bulunup bulunmaması, tapu iptali ve tescil talebinin akıbetinde belirleyicidir.

  • İlk devir anne-baba tarafından abiye yapıldıysa ve anne-baba vefat etmişse, eş yasal mirasçı sıfatıyla muris muvazaası gerekçesiyle kendi miras payı oranında tapu iptali ve tescil talep edebilir. Anne-baba hayattaysa miras hakkı henüz doğmadığından bu yola bu aşamada başvurulamaz.

  • Tapunun abi tarafından resmî nikâhlı olmayan kişiye devredildiği ikinci işlemin mal kaçırma amacı taşıdığı; alıcının satın alma gücünün bulunmaması, taraflar arasındaki yakın ilişki ve hayatın olağan akışına aykırılık gibi olgularla ortaya konabilir. Bu işlemin muvazaa nedeniyle geçersizliği ileri sürülebilir.

  • Abinin iflas süreci, tablonun belirleyici bir unsurudur. İkinci devir, yalnızca aile yönünden değil, abinin alacaklıları yönünden de tasarrufun iptali (İİK m. 277 vd.) davasına konu olabilir; iflas masası ve alacaklı talepleri, taşınmazın mülkiyetinin akıbetini doğrudan etkiler. Bu nedenle birden fazla hukuki sürecin aynı taşınmaz üzerinde kesişmesi söz konusudur.

Babamın üçüncü kişiler aracılığıyla iki kardeşime devrettiği miras mallarını nasıl geri alabilirim?

Mirasbırakanın dolaylı taşınmaz devri muvazaadır; ispatı hâlinde tapu iptali ve miras payı oranında tescili sağlanabilir.

Babamın vefatından sonra annemin benden imza alarak miras kalan evleri kız kardeşlerime devretmesine dava açabilir miyim?

Babanızdan kalan miras payınız; annenin haksız devriyle veya idari süreçte attığınız imzayla düşmez.

Kocası öldükten sonra başkasıyla evlenip boşanan kadının eski eşinden kalan miras hakkı düşer mi?

Miras hakkı ölüm anında doğar. Sonraki evlilik tapudaki payı etkilemez, yalnızca dul maaşını keser.