Kadastro tespitiyle babamla aynı ismi taşıyan abimin üzerine kalan tapuya 14 yıl sonra açılan dava ne olur?

Tapusu olmayan yerin tapulama zamanında aynı isimli oğlunun üzerine kayıt olan yeri, diğer mirasçılar 14 yıl sonra mahkemeye verdiler. İlk mahkemeyi hak düşürücü süreden dolayı biz kazandık, temyize gitti. 2 Haziran'da duruşma var; bunun için ne yapmamız gerekiyor?

Cevap

Kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın, zilyetlik veya harici satış gibi nedenlerle mülkiyet sahibi baba yerine onunla aynı ismi taşıyan oğlu adına tescil edilmesi, tapu sicilinde maddi hata veya isim benzerliğinden faydalanma olarak değerlendirilir. Kadastro Kanunu'nun 12. maddesi gereğince, kadastro tutanaklarında belirtilen haklara karşı, tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz edilemez ve dava açılamaz. Bu süre, kamu düzeninden olup mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi gereken bir hak düşürücü süre niteliğindedir.

Kanuna/Mevzuata göre temyiz aşamasındaki bu durumda süreç şu şekilde işler:

  • İlk derece mahkemesinin 10 yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle verdiği red kararı, yerleşik yargı içtihatlarına ve yasal mevzuata uygundur; zira 14 yıl sonra açılan bir davada "taşınmaz aslında babamındı" iddiası kural olarak dinlenmez.

  • Temyiz (veya istinaf) incelemesini yapacak olan üst mahkeme, sadece dosyadaki usul eksikliklerine, hak düşürücü sürenin hesaplanmasında bir hata olup olmadığına ve yerel mahkemenin yasayı doğru uygulayıp uygulamadığına bakar.

  • Karşı tarafın bu süreyi aşabilmesi için ancak "yolsuz tescil" veya "kadastro sonrası oluşan bir hakka" dayanması gerekir; fakat kadastro öncesine dayanan miras iddiaları 10 yıl dolduğu an hukuken korumasız kalır.

  • 2 Haziran'daki duruşma veya inceleme sürecinde, hak düşürücü sürenin dolduğuna dair savunmanın yinelenmesi ve kararın usul ve yasaya uygun olduğu yönündeki beyanların sunulması, mevcut kazanılmış hakkın korunması açısından temel teşkil eder.