Anlaşmalı Boşanma Davası ve Protokolü Örneği

Anlaşmalı Boşanma Davası ve Protokolü Örneği indir

Anlaşmalı boşanma dilekçesi ve protokolü, evlilik birliğini sonlandırma kararı alan eşlerin en sancılı süreci en hızlı ve masrafsız şekilde geride bırakmalarını sağlayan hukuki bir köprüdür. Bu rehberde, evlilik birliğinin temelinden sarsılması gerekçesiyle açacağınız davanın çekişmeli boşanmaya dönüşme ihtimalini ortadan kaldırarak, 2026 mevzuatına uygun kusursuz bir sürecin nasıl yönetileceğini tüm detaylarıyla açıklıyoruz.

Anlaşmalı Boşanma Nedir ve Şartları Nelerdir?

Anlaşmalı boşanma, evlilik birliğini sonlandırma kararı alan eşlerin; boşanmanın mali sonuçları (maddi/manevi tazminat, yoksulluk nafakası, mal paylaşımı) ve varsa müşterek çocukların durumu (velayet, iştirak nafakası, kişisel ilişki) üzerinde eksiksiz bir mutabakata vararak Aile Mahkemesine başvurdukları ve genellikle tek celsede sonuçlanan en hızlı hukuki yoldur. Türk Medeni Kanunu'na göre, eşlerin bu konularda tam bir uzlaşı içinde olması, kanun koyucu tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılmasının kesin bir karinesi olarak kabul edilir ve mahkeme başkaca bir delil, tanık veya kusur araştırması yapmaksızın boşanmaya hükmeder.

Bu süreç her ne kadar en kolay yol gibi görünse de, hukuki zemini son derece katı şekil şartlarına bağlanmıştır. Bir belgenin imzalanıp mahkemeye verilmesinden ibaret basit bir idari işlem değildir; tarafların gelecekteki on yıllarını bağlayan kesin bir mahkeme ilamıyla sonuçlanır. Bu nedenle kanun koyucu, zayıf olan eşi ve çocukları korumak adına süreci dört aşılmaz sütun üzerine inşa etmiştir.

TMK m. 166/3 Kapsamında Anlaşmalı Boşanma Şartları

Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin 3. fıkrası (TMK m. 166/3), anlaşmalı boşanmanın anayasası niteliğindedir. Bir davanın anlaşmalı olarak görülebilmesi ve tek celsede karara bağlanabilmesi için aşağıdaki dört şartın kümülatif olarak gerçekleşmesi zorunludur. Bu şartlardan birinin dahi eksik olması halinde dava reddedilir veya süreç çekişmeli boşanmaya dönüşme ihtimali ile karşı karşıya kalır.

  • 1. Evlilik İlişkisinin En Az 1 Yıl Sürmüş Olması: Kanun koyucu, ani öfke ve fevri kararlarla evliliklerin yıkılmasını önlemek amacıyla bir "bekleme süresi" öngörmüştür. 1 yıllık süre, resmi nikahın kıyıldığı tarihten boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen zamanı ifade eder. Dini nikah, nişanlılık veya birlikte yaşama süreleri bu hesaba kesinlikle dahil edilmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, dava açıldığı gün evlilik süresi 364 gün dahi olsa mahkeme anlaşmalı boşanma kararı veremez.

  • 2. Eşlerin Mahkemeye Beraber Başvurması veya Birinin Davasını Diğerinin Kabul Etmesi: Davanın şekli şartıdır. Eşler, hazırladıkları ortak bir dilekçe ve protokol ile Aile Mahkemesine birlikte müracaat edebilirler. Alternatif olarak, eşlerden biri kendi adına bir boşanma davası açar, diğer eş ise ilk duruşmaya gelerek veya mahkemeye bir dilekçe sunarak davayı ve hazırlanan protokolü tüm sonuçlarıyla kabul ettiğini beyan eder. Bu kabul beyanı şarta bağlanamaz; "Boşanmayı kabul ediyorum ama nafakayı ödemem" şeklinde bir beyan anlaşmayı bozar.

  • 3. Hakimin Tarafları Bizzat Dinlemesi: Anlaşmalı boşanmada avukatınız olsa dahi duruşmaya katılmama lüksünüz yoktur. Tarafların bizzat duruşmada hazır bulunması emredici bir hukuk kuralıdır. Mahkeme hakimi, eşleri duruşma salonunda karşısına alır ve hazırlanan protokole atılan imzaların kendilerine ait olup olmadığını, boşanma iradelerinin ve protokol şartlarının herhangi bir baskı, tehdit veya hata altında olmadan, tamamen özgür irade beyanı ile oluşup oluşmadığını bizzat teyit eder.

    • Önemli Detay: Eşlerden biri yurt dışındaysa, cezaevindeyse veya ağır hastaysa dahi sadece avukatının beyanıyla anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Yurt dışındaki eşin bulunduğu ülkedeki Türk Konsolosluğu aracılığıyla istinabe yoluyla dinlenmesi veya SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile duruşmaya katılması sağlanmalıdır.

  • 4. Hazırlanan Anlaşmanın (Protokolün) Hakim Tarafından Uygun Bulunması: Eşlerin kendi aralarında her konuda anlaşmış olması, hakimi mutlak surette bağlamaz. Hakim, özellikle kamu düzenini ilgilendiren konularda (örneğin müşterek çocuğun üstün yararı) protokole müdahale etme yetkisine sahiptir. Hakim, çocuğun velayet hakkı ve kişisel ilişki tesisi (görüşme günleri) ile çocuğun bakımı ve eğitimi için ödenecek iştirak nafakası miktarını uygun bulmazsa, taraflara yeni bir düzenleme önerir.

Bu dört şartın eksiksiz yerine getirilmesi, sürecin pürüzsüz ilerlemesi için hayati önem taşır. Ancak unutulmamalıdır ki, duruşma salonunda her şey yolunda gitse bile, kararın nüfus kütüğüne işlenmesi için tarafların gerekçeli kararın tebliğinden itibaren istinaf kanun yolundan feragat ettiklerine dair dilekçe vermeleri veya 2 haftalık yasal süreyi beklemeleri gerekecektir.

Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır ve Gerekli Evraklar Nelerdir?

Anlaşmalı boşanma davası, evliliğini sonlandırma kararı alan eşlerin üzerinde tam mutabakata vardıkları Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi ve Anlaşmalı Boşanma Protokolünü yetkili ve görevli Aile Mahkemesine sunmalarıyla açılır. Davanın hukuken derdest (açılmış) sayılabilmesi için hazırlanan evrakların adliyedeki tevzi bürosuna teslim edilmesi ve vezneye gerekli harç ile masrafların yatırılması şarttır. Başvuru aşamasında mahkemenin talep ettiği en temel belgeler; her iki eş tarafından ıslak imza ile onaylanmış dilekçe, boşanmanın mali ve hukuki sonuçlarını düzenleyen protokol, kimlik fotokopileri ve harç makbuzudur.

Uygulamada karşılaşılan en büyük yanılgı, bu sürecin salt bir "evrak teslimi" olarak görülmesidir. Oysa usul hukukunda atılan her adım, esası doğrudan etkiler. Yanlış mahkemeye başvuru yapmak veya eksik evrak sunmak, haftalarca zaman kaybına ve bazen hak kayıplarına yol açar. Bu nedenle davanın açılış prosedürü, yasal mevzuata harfiyen uygun yürütülmelidir.

Adım Adım Anlaşmalı Boşanma Davası Başvuru Süreci

Türk Medeni Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümleri çerçevesinde, dava açılış süreci katı kurallara tabidir. Bir eşin "biz anlaştık, boşayın bizi" demesiyle mahkeme mekanizması harekete geçmez. Hukuki sürecin resmiyet kazanması için aşağıdaki adımların sırasıyla ve eksiksiz olarak atılması gerekmektedir:

  • 1. Görevli ve Yetkili Mahkemenin Tespiti: Anlaşmalı boşanma davalarında görevli mahkeme kesin olarak Aile Mahkemesi'dir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı daha küçük ilçelerde ise bu davalara Asliye Hukuk Mahkemeleri, Aile Mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Ancak anlaşmalı boşanmalarda taraflar arasında yetki itirazı olmayacağından, Türkiye'nin herhangi bir yerindeki Aile Mahkemesinde de pratik olarak dava açılabilir.

  • 2. Dilekçe ve Protokolün Hazırlanması: Her iki tarafın da hür iradesiyle mutabık kaldığı şartlar yazıya dökülür. İki nüsha halinde hazırlanan protokolün her sayfası taraflarca paraflanmalı ve son sayfası mutlaka ıslak imza ile imza altına alınmalıdır. Ortak hazırlanan tek bir dava dilekçesinin altına her iki eş de "Davacı/Davalı" sıfatıyla imza atabileceği gibi, bir eş davacı olarak dilekçeyi verebilir, diğer eş ise duruşmada bu davayı kabul edebilir.

  • 3. Adliyede Tevzi İşlemi: Hazırlanan evraklar, ıslak imzalı şekilde adliye binalarında bulunan tevzi bürosuna teslim edilir. Tevzi bürosu, davayı adliyedeki Aile Mahkemeleri arasında (Örn: Ankara 5. Aile Mahkemesi, İstanbul 12. Aile Mahkemesi) sıraya göre otomatik olarak dağıtan ve davanın esas numarasını (Örn: 2026/451 Esas) belirleyen resmi birimdir.

  • 4. Vezne İşlemleri ve Masrafların Ödenmesi: Evraklar tevzi edildikten sonra, davanın resmi olarak açılmış sayılması için vezneye gidilerek harç ve masraf avansı yatırılmalıdır. Sadece evrakı teslim etmek davayı açmaz; vezne alındı makbuzu kesildiği saniye, dava hukuken açılmış kabul edilir.

  • 5. Tensip Zaptı ve Duruşma Günü Verilmesi: Dosya tevzi bürosundan ilgili Aile Mahkemesinin kalemine düştüğünde, hakim dosyayı inceler ve bir Tensip Zaptı (hazırlık tutanağı) düzenler. Mahkemenin iş yüküne göre taraflara bir duruşma günü ve saati tayin edilir.

Harç ve masraf avansı yatırılmadan dosya işleme alınmaz. Eğer süreç avukat aracılığıyla yürütülüyorsa, müvekkillerin adliyeye gitmesine gerek kalmaz; avukat tüm bu işlemleri kendi ofisinden UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) üzerinden e-imza ile dakikalar içinde gerçekleştirir. Ayrıca, maddi durumu yetersiz olan kişiler, muhtarlıktan alacakları fakirlik belgesi ile mahkemeden "Adli Yardım" talebinde bulunarak bu harç ve masraflardan muaf tutulabilir.

Anlaşmalı Boşanma Başvurusu İçin Gerekli Evraklar (2026 Listesi)

Hakim karşısına çıkmadan önce mahkeme kaleminin dosyanızı eksiksiz olarak tekemmül ettirmesi (tamamlaması) gerekir. 2026 yılı güncel adliye pratiklerine ve HMK yönetmeliklerine göre, başvurunun ilk anında tevzi bürosuna teslim edilmesi zorunlu olan evrakların listesi şunlardır:

  • Anlaşmalı Boşanma Dava Dilekçesi: Başvurunun hukuki gerekçesini (TMK m. 166/3) belirten, her iki tarafın ya da davacının ıslak imzasını taşıyan asıl evrak. (Asıl ve mahkemede kalacak suretler olmak üzere genellikle 2 veya 3 nüsha hazırlanmalıdır).

  • Anlaşmalı Boşanma Protokolü: Boşanmanın tüm mali (nafaka, tazminat, mal paylaşımı) ve şahsi (velayet, kişisel ilişki) sonuçlarını içeren, her iki eş tarafından tüm sayfaları imzalanmış asıl belge. (Dilekçenin eki niteliğindedir).

  • Tarafların Kimlik Belgeleri: Her iki eşin T.C. Kimlik Kartlarının önlü arkalı okunaklı fotokopileri. (Duruşma günü asılları mutlaka hakime sunulmak üzere yanınızda olmalıdır).

  • Harç ve Gider Avansı Makbuzu: Adliyedeki tevzi işlemi sonrasında vezneden alınacak ve dosyaya eklenecek olan ödendi belgesi.

Gerekli evraklar listesi görünürde çok basit olsa da, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre bu belgelerin içeriği esastır. Sırf evrakları tamamlamak adına internetten indirilip üzerinde düşünülmeden imzalanan ve dosyaya sunulan bir protokol, evrak eksikliği yaratmaz ancak hukuki eksiklik yaratır. Örneğin; protokolde müşterek çocuğun velayetine dair hiçbir maddenin bulunmaması, evrak tam olsa bile hakimin o protokolü reddetmesine ve anlaşmalı boşanmanın gerçekleşmemesine neden olacaktır. Bu listeyi tamamlarken niceliğe değil, niteliğe odaklanmak zorunluluktur.

Anlaşmalı Boşanmada Maliyetler ve Ücretler 2026

Anlaşmalı boşanma maliyetleri, 2026 yılı itibarıyla mahkeme veznesine yatırılması zorunlu olan devlet harçları ve gider avansları ile süreci yasal güvence altına almak adına tutulacak bir avukata ödenecek avukatlık vekalet ücreti olmak üzere iki ana kalemden oluşur. Davayı açarken avukatsız ilerlenmesi durumunda yalnızca mahkeme veznesine yatırılacak olan maktu (sabit) yargılama giderleri (2026 yılı güncel oranlarıyla ortalama 2.500 TL ile 4.000 TL bandında) ödenirken; avukatlı süreçlerde bu tutara, yasal sınırlar çerçevesinde belirlenen profesyonel hukuki danışmanlık ve vekalet ücreti eklenmektedir.

Uygulamada sıkça, "Alt tarafı bir imza atacağız, neden bu kadar masraf çıkıyor?" sorusu sıkça söylenmektedir.. Ancak Aile Hukuku'nda alt tarafı bir imza denilen o mürekkep damlası; evliliğiniz boyunca edindiğiniz evlerin, arabaların, bankadaki birikimlerinizin ve en önemlisi çocuğunuzun gelecekteki yaşam standartlarının tek kalemde el değiştirmesine veya kaybedilmesine neden olabilir. Bu nedenle boşanma sürecindeki maliyet kavramını, sadece o gün cebinizden çıkacak para olarak değil, yanlış bir işlem yüzünden ömür boyu kaybedebileceğiniz hakların toplamı olarak değerlendirmek, en stratejik hukuki yaklaşımdır.

Anlaşmalı Boşanma Davası 2026 Yılı Harç ve Masrafları

Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde bir davanın görülmesi Harçlar Kanununa tabidir ve bedelsiz dava açılamaz. Anlaşmalı boşanma davaları, mal paylaşımı davası (katılma alacağı) gibi oransal/nispi harca tabi değildir; yani paylaşılan malın değeri üzerinden milyonlarca liralık harç ödemezsiniz. Sadece evlilik birliğinin sonlandırılması talebini içerdiği için maktu harçlara tabidir. Bir davanın 2026 yılı itibarıyla adliyedeki tevzi bürosunda açılabilmesi için yatırılması gereken zorunlu kalemler şunlardır:

  • Başvurma Harcı: Davanın mahkemede açılış kaydının yapılması için devlete ödenen ve her yıl Maliye Bakanlığı tarafından güncellenen sabit ücrettir.

  • Maktu Karar ve İlam Harcı: Mahkemenin nihai kararı vermesi karşılığında alınan peşin harçtır.

  • Gider Avansı: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 120 gereğince, dava süresince yapılacak tebligatlar (gerekçeli kararın taraflara postalanması vb.), posta masrafları ve dosya giderleri için peşin alınan tutardır.

Mahkeme veznesine yatırdığınız gider avansının tamamı süreç boyunca harcanmaz. Anlaşmalı boşanma davaları genellikle tek celsede bittiği ve tanık dinletme, bilirkişi incelemesi veya pedagog raporu (istisnai durumlar hariç) gerektirmediği için, yatırılan gider avansının önemli bir kısmı kasada kalır. HMK m. 333 emredici hükmü gereğince, boşanma kararı kesinleşip nüfusa işlendikten sonra, kullanılmayan bu bakiye avans, davacının bildirdiği IBAN numarasına mahkeme kalemi tarafından kuruşu kuruşuna iade edilmek zorundadır.

Avukatlı ve Avukatsız Anlaşmalı Boşanma Davası Ücretleri

Anlaşmalı boşanma davasını bir avukat aracılığıyla yürütmek ile avukatsız yürütmek arasındaki temel fark, ödeyeceğiniz ücretin miktarından ziyade, satın aldığınız hukuki güvenliğin derecesidir. Avukatsız süreçlerde tarafınıza herhangi bir vekalet ücreti yansımaz, yalnızca yukarıda bahsettiğimiz devlet harçlarını ödersiniz. Ancak hukuki terminolojiye hakim olmadan, internetten indirilen şablonlarla süreci yönetmeye çalışmak, görünmez maliyetleri beraberinde getirir.

Bir avukatla çalışmaya karar verdiğinizde ise devreye AAÜT (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi) 2026 girer. Bu tarife, Resmi Gazete'de yayımlanan ve bir avukatın alabileceği en alt limit ücreti belirleyen emredici kanun metnidir.

  • AAÜT'nin Bağlayıcılığı: Hiçbir avukat, 2026 yılı için belirlenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin altındaki bir rakama boşanma davası alamaz. Bu durum avukatlık meslek kurallarına ve disiplin hukukuna aykırıdır. Ayrıca, bulunulan ilin Barosu her yıl kendi tavsiye niteliğindeki ücret tarifesini yayımlar. Avukatlar, davanın zorluğu, eklenecek protokol maddelerinin karmaşıklığı ve harcayacakları mesaiye göre bu asgari tarifenin üzerinde bir vekalet ücreti belirlemekte tamamen özgürdürler.

  • Ücrete Neler Dahildir?: Bir boşanma avukatına ödediğiniz ücret; sizin ve eşinizin şartlarına %100 uygun, terzi işi bir protokolün sıfırdan yazılmasını, dava dilekçesinin hazırlanmasını, UYAP üzerinden davanın anında açılmasını, tensip zaptının takibini, duruşma günü sizinle beraber mahkeme salonunda hazır bulunmayı ve kararın kesinleşerek nüfusunuza işlenmesi aşamalarının tamamını kapsar.

Bu farkı bir örnekle açıklayacak olursak; taraflar avukatsız boşanmak için adliye önündeki arzuhalcilere 500 TL vererek bir protokol yazdırır. Protokole standart bir cümle olan "Tarafların birbirinden mal rejimine ve eşyaya dair hiçbir talebi yoktur" maddesi eklenir. Hakim karşısında da "Evet, anlaştık" derler ve boşanırlar. Aradan iki yıl geçtikten sonra kadın eş, evlilik birliği içinde alınan ve değeri 10.000.000 TL olan evin yarı payını istemek için mal rejiminin tasfiyesi davası açar. Ancak Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları devreye girer: Protokolde yer alan o basit hiçbir talebi yoktur cümlesi hukuken kesin bir feragat sayılır. Kadın eş, dava sürecinde bir avukata ödeyeceği ortalama vekalet ücretinden kaçarken, tam 5 Milyon Türk Lirası değerindeki yasal hakkını, kendi attığı imza ile sonsuza dek kaybetmiştir.

Anlaşmalı Boşanma Ne Kadar Sürer? Adli Tatilde Görülür mü?

Anlaşmalı boşanma davası, dilekçe ve protokolün mahkemeye sunulmasından itibaren ortalama 15 ila 30 gün içerisinde sonuçlanan, hukuki sürecin en hızlı işlediği dava türüdür. Sürecin adli tatil dönemine (20 Temmuz - 31 Ağustos) denk gelmesi halinde kural olarak bu davaların duruşmaları yapılmaz ve eylül ayına ertelenir; ancak tarafların aciliyet bildirmesi ve nöbetçi mahkemeden talepte bulunması gibi istisnai durumlarda adli tatilde de boşanmanın gerçekleşmesi mümkündür. Duruşmada hakimin boşanma kararı vermesiyle süreç fiilen bitmiş görünse de, hukuken evliliğin son bulması için kararın kesinleşmesi ve ilgili kurumlara bildirilmesi şarttır.

Zaman Çizelgesi ve Adım Adım İşleyiş:

Zaman endişesi taşıyan vatandaşların sürecin kontrolünü elinde tutabilmesi için bu ortalama 15-30 günlük sürenin iç yüzünü bilmesi gerekir. Süreç şu yasal adımlarla ilerler:

  • Duruşma Gününün Alınması: Dava açılıp vezneye harçlar yatırıldıktan sonra mahkeme dosyayı inceler. Adliyenin iş yüküne göre duruşma günü genellikle 1 hafta ile 1 ay sonrasına tayin edilir. Avukatınızın mahkeme kalemi ile yapacağı usuli görüşmeler ve sunulacak bir öne alım dilekçesi ile bu sürenin çok daha erkene çekilmesi yasal olarak mümkündür.

  • Gerekçeli Kararın Yazılması: Hakimin duruşmada verdiği kısa kararın (boşanma hükmünün) yasal dayanaklarını ve protokol şartlarını içeren resmi metni yazması gerekir. HMK'ya göre bu süre 1 ay olsa da, anlaşmalı boşanmada gerekçeli karar genellikle duruşmadan sonraki 7 ila 15 gün içinde yazılır.

  • İstinaf Sürelerinden Feragat: Gerekçeli karar yazıldıktan sonra taraflara tebliğ edilir ve her iki tarafın 2 haftalık yasal istinaf (itiraz) süresi başlar. Beklemek istemiyorsanız, kararın tebliğinden hemen sonra mahkemeye "istinaf kanun yolundan feragat ediyoruz" şeklinde bir dilekçe sunmanız gerekir. Bu feragat beyanları dosyaya girdiği saniye, mahkeme kararın üzerine bir kesinleşme şerhi düşer. İşte hukuken boşandığınız ve evliliğin fiilen değil, resmen bittiği an bu andır.

  • Nüfus Kayıtlarının Güncellenmesi: Kesinleşme şerhi alındıktan sonra mahkeme kalemi, kararı UYAP sistemi üzerinden elektronik olarak doğrudan nüfus müdürlüğüne gönderir. Bu nüfus müdürlüğüne bildirim işlemi tamamlandığında, e-Devlet sistemindeki medeni haliniz resmi olarak bekar veya boşanmış olarak değişir. Kadın eş için 300 günlük iddet müddeti (bekleme süresi) de bu tarihte işlemeye başlar.

Adli Tatilde Anlaşmalı Boşanma İstisnası

HMK madde 102 gereğince, her yıl 20 Temmuz'da başlayan ve 31 Ağustos'ta sona eren adli tatil döneminde kural olarak mahkemeler çalışmaz, duruşma yapılmaz ve yasal süreler işlemez. Anlaşmalı boşanma davaları da kanunda sayılan adli tatilde görülecek ivedi işler arasında yer almaz. Eğer davanızı temmuz ayının ortasında açarsanız, duruşmanız yüksek ihtimalle eylül ayının ilk haftalarına kalacaktır.

Ancak adli tatil süresince adliyelerde acil işlere bakmak üzere Nöbetçi Aile Mahkemeleri görev yapar. Eğer taraflar arasında ciddi bir aciliyet söz konusuysa (Örneğin; eşlerden birinin temelli olarak yurt dışına taşınacak olması, acil bir tayin/atama durumu, başka bir evlilik planı veya ağır sağlık sorunları), avukatınız aracılığıyla nöbetçi mahkemeye özel bir talep dilekçesi sunulabilir. Nöbetçi mahkeme hakimi, tarafların bu ivedilik mazeretini haklı bulursa, inisiyatif kullanarak HMK m. 103/1-h bendi kapsamında dosyayı ele alabilir. Hakim bu talebi kabul ederse, adli tatil içinde size bir duruşma günü vererek boşanmayı gerçekleştirebilir. Bu tamamen hakimin vicdani takdirine ve mazeretinizin inandırıcılığına bağlı istisnai bir durumdur.

Mahkeme Günü Hakim Ne Sorar?

Mahkeme günü hakim, anlaşmalı boşanma davasında eşleri karşısına alarak temel olarak üç kritik sorunun net cevabını arar: Boşanma konusunda kesin kararlı olup olmadıkları, dosyaya sunulan protokoldeki imzaların kendilerine ait olup olmadığı ve protokoldeki mali/şahsi şartları (nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı) herhangi bir baskı altında kalmadan kabul edip etmedikleridir. Ortalama 3 ila 5 dakika süren bu kısa prosedür, aylarca sürebilecek çekişmeli bir davanın tek celsede bitirilmesini sağlayan en hayati hukuki aşamadır.

Yukarıda açıkladığımız üzere kanunun emredici hükmü gereği, duruşma saatinde tarafların bizzat duruşmada hazır bulunması mutlak bir zorunluluktur. Hakim sizi kürsünün önüne davet eder, kimlik tespitlerinizi yapar ve doğrudan şu soruları yöneltir:

  • "Dosyaya sunduğunuz (şu tarihli) boşanma protokolündeki ve dilekçedeki imzalar size mi ait?"

  • "Eşinizle boşanmakta kesin kararlı mısınız? Evliliğinizi kurtarma, barışma ihtimaliniz gerçekten yok mu?"

  • "Protokolde yer alan nafaka, çocuğun velayeti, tazminat ve mal paylaşımı gibi tüm şartları okudunuz mu? Bu şartları kendi isteğinizle, kimsenin baskısı altında kalmadan kabul ediyor musunuz?"

Hakimin bu kısa sorgudaki yegane amacı, sizin o salonda bulunurken ve o protokole imza atarken hiçbir tehdit, korkutma (ikrah) veya hileye maruz kalmadığınıza kanaat getirmesidir. Yani hakim, tarafların evliliği bitirme kararının hukuken kusursuz bir özgür irade beyanı olup olmadığını denetler. Eğer ortada bir şüphe görürse, kanun ona sürece müdahale etme yetkisi vermiştir.

Duruşma salonunda bu sorulara verilecek cevaplar şartsız, net ve "Evet/Hayır" kısalığında olmalıdır. Duruşma esnasında tereddüt etmek, ağlayarak cevap verememek veya şartlı cümleler kurmak süreci anında zehirler. Örneğin; hakim protokoldeki şartları kabul ediyor musun? diye sorduğunda, eşlerden birinin "Kabul ediyorum ama nafakayı 5 bin değil de 3 bin yaparsa boşanırım" veya "Mecbur kaldığım için imzaladım" demesi, anlaşmanın o saniye çökmesi demektir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; şarta bağlı kabul beyanı geçerli değildir. Hakim böyle bir diyalog duyduğu an, tarafların uzlaşamadığına hükmeder, anlaşmalı boşanmayı iptal eder ve dosyayı aylar sürecek çekişmeli boşanma davasına çevirir.

Boşanmada Kadının Hakları, Nafaka ve Mal Paylaşımı

Anlaşmalı boşanma sürecinde kadının hakları, nafaka yükümlülükleri ve mal paylaşımı hususları; eşlerin evlilik birliği boyunca elde ettikleri tüm maddi kazanımların ve müşterek çocukların geleceğinin tek bir belgeyle belirlendiği en hassas hukuki aşamadır. Anlaşmalı boşanma, doğası gereği tarafların hukuki eşitliğini varsayar; ancak uygulamada hukuki bilgi eksikliği nedeniyle bir tarafın geri dönüşü olmayan devasa hak kayıpları yaşadığı evredir. Bu aşama, standart bir anlaşmalı boşanma dilekçesindeki boşlukları doldurarak değil, her bir kelimenin Yargıtay nezdindeki bağlayıcılığı hesaplanarak, uzman bir hukukçu vizyonuyla inşa edilmek zorundadır. Aksi halde attığınız imza, kendi ellerinizle haklarınızı sıfırladığınız hukuki bir intihara dönüşebilir.

Protokolde Mal Paylaşımı Nasıl Olmalıdır?

Anlaşmalı boşanma protokollerinde yapılan en ölümcül hata, mal paylaşımı maddelerinin muğlak bırakılmasıdır. "Taraflar eşyalarını paylaşmışlardır" veya "Birbirimizden mal/mülk talebimiz yoktur" gibi jenerik cümleler, adliye koridorlarında saatli birer bombadır. Hukuken boşanma davası ile mal rejiminin tasfiyesi birbirinden tamamen bağımsız iki ayrı dava türüdür. Siz protokolde mal paylaşımını usulüne uygun ve eksiksiz yapmazsanız, boşandıktan yıllar sonra eski eşinizin açacağı bir davayla tüm birikiminizi kaybetme riskiyle yüzleşirsiniz.

Kusursuz ve Yargıtay denetiminden geçebilecek bir mal paylaşımı maddesi şu detayları barındırmalıdır:

  • Gayrimenkullerin Açık Tasviri: "Ev kadında kalacaktır" cümlesi hukuken geçersizdir. Taşınmazın ili, ilçesi, mahallesi, ada, parsel ve bağımsız bölüm numarası tapu kayıtlarındaki haliyle protokole aynen yazılmalı ve "X adına olan tapunun iptali ile Y adına tesciline" şeklinde kesin bir devir iradesi konulmalıdır.

  • Araçlar ve Banka Hesapları: Paylaşılacak veya devredilecek araçların ruhsat bilgileri (plakası, şasi numarası) ve bankalardaki nakit varlıkların hangi bankanın hangi IBAN numaralı hesabında bulunduğu, kimin ne kadarını alacağı kuruşu kuruşuna belirtilmelidir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat: Boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen (maddi tazminat) veya kişilik hakları saldırıya uğrayan (manevi tazminat) eşin talepleri net rakamlarla yazılmalıdır. Eğer tazminat ödenmeyecekse, maddi ve manevi tazminat hususunda tarafların birbirlerinden hiçbir talebi yoktur ve bu haklardan gayrikabili rücu (geri dönülemez şekilde) feragat etmişlerdir. İbaresi mutlaka eklenmelidir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış kararlarına göre; protokolde sadece "eşyaları paylaştık" denilmesi, bankadaki paraların veya ev/arabaların paylaşıldığı anlamına gelmez. Eğer o evlilik içinde alınmış bir mal varlığı protokolde ismen sayılmamışsa, o mal hakkında tarafların anlaşmadığı kabul edilir ve 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde eski eşiniz size katılma alacağı (mal paylaşımı) davası açabilir. Bu yüzden protokol, geride hiçbir gri alan bırakmayan kapsayıcı bir ibraname niteliğinde olmalıdır.

İştirak ve Yoksulluk Nafakası Belirlenirken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Nafaka, toplumda tek bir kavram gibi kullanılsa da hukuken kimin için ve ne amaçla talep edildiğine göre kesin çizgilerle ayrılır. Anlaşmalı boşanmada nafaka rakamını taraflar serbestçe belirler, ancak bu serbestliğin sınırı kanunun zayıfı koruma ilkesidir. Nafaka maddeleri belirlenirken şu iki ana ayrıma ve şartlara azami dikkat edilmelidir:

  • Çocuğun Hakkı (İştirak Nafakası): Müşterek çocuğun velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerine kendi mali gücü oranında katılma zorunluluğudur. İştirak nafakası, eşin değil doğrudan çocuğun hakkıdır. Rakam belirlenirken çocuğun yaşı, okul durumu ve gelecekteki ihtiyaçları göz önüne alınmalıdır.

  • Eşin Hakkı (Yoksulluk Nafakası): Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan eşin, diğer eşten talep ettiği maddi destektir. Yoksulluk nafakası bağlanabilmesi için nafaka talep eden eşin boşanmada daha ağır kusurlu olmaması şartı kanunda var olsa da anlaşmalı boşanmada kusur araştırması yapılmadığından, tarafların mutabık kaldığı her rakam hakim tarafından onaylanır.

  • Velayet ve Görüşme Günleri: Çocuğun velayet hakkı ve kişisel ilişki tesisi sadece ebeveynlerin arzusuna göre değil, çocuğun üstün yararına göre belirlenir. Çocuğun hafta sonları, dini ve milli bayramlar ile yaz tatillerinin hangi günlerinde diğer ebeveyniyle görüşeceği net tarih ve saat aralıklarıyla yazılmalıdır. "Hafta sonları babasında kalacaktır" gibi muğlak ifadeler, ileride icra dairelerinde ciddi krizlere yol açar. Hakimin anlaşmalı boşanma protokolüne doğrudan müdahale edebildiği tek alan, çocuğun nafakası ve velayeti ile ilgili kısımlardır.

Anlaşmalı Boşandıktan Sonra Nafaka Davası Açılır mı?

Bu konu, kulaktan dolma yanlış bilgilerle en çok hak kaybına uğranılan spesifik bir alandır. Bir anlaşmalı boşanma protokolüne imza attıktan ve karar kesinleştikten sonra tekrar dava açıp açamayacağınız, hangi nafaka türünü talep ettiğinize ve protokolde kullandığınız sihirli bir kelimeye bağlıdır.

Eğer anlaşmalı boşanma protokolünde "Kendim için nafaka talebim yoktur" veya "Yoksulluk nafakasından vazgeçiyorum" şeklinde bir madde varsa ve siz bu protokole imza attıysanız, süreç bittikten sonra bir daha eski eşinize karşı yoksulluk nafakası davası açamazsınız. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre bu durum kesin bir feragat beyanı olarak kabul edilir. Hukukta feragatten dönme mümkün değildir. Boşandıktan sonra amansız bir hastalığa yakalansanız veya iflas etseniz dahi bu kural esnemez.

Ancak söz konusu müşterek çocuk ise kanun bambaşka bir mekanizma işletir. Çocuğun üstün yararı kamu düzenine ilişkindir ve ebeveynlerin anlaşmasından üstündür. Protokolde "Çocuğum için nafaka istemiyorum, tüm masraflarını ben karşılayacağım" diyerek feragat etseniz bile, bu feragat hukuken geçersizdir.

Boşandıktan sonra herhangi bir zaman diliminde; çocuğun okul masraflarının artması, kurs/sağlık giderlerinin çıkması veya nafakayı ödeyen eşin gelirinin ciddi oranda artması halinde Aile Mahkemesine başvurarak iştirak nafakasının uyarlanması/artırılması veya hiç bağlanmamışsa ilk defa bağlanması için davası açabilirsiniz. Kanun, hiçbir anne/babaya çocuğunun gelecekteki yasal haklarından bugünden feragat etme yetkisi vermemiştir. Çocuğun hakkı her zaman mahkeme güvencesi altındadır.

2026 Yılı Avukatsız Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi ve Protokolü Örneği

2026 yılı güncel avukatsız anlaşmalı boşanma dilekçesi ve protokolü; evliliğini mahkeme önünde tek celsede ve uzlaşıyla sonlandırmak isteyen eşlerin, boşanmanın hukuki ve mali tüm şartlarını (nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı) resmiyete dökerek mahkemeye sundukları zorunlu başvuru evraklarıdır. Aşağıda, doğrudan bilgisayarınıza indirip kendi bilgilerinize göre doldurabileceğiniz, güncel mevzuata uygun olarak tasarlanmış ücretsiz Word ve PDF şablonlarını bulabilirsiniz. Bu taslaklar, hukuki süreci başlatmanız için gereken teknik iskeleti size sunar.

Paylaşmış olduğumuz anlaşmalı boşanma protololü indirmek ve boşlukları kendi isimlerinizle doldurmak fiziksel olarak 5 dakikanızı alacaktır. Ancak, o boşluklara yazdığınız veya yazmayı unuttuğunuz tek bir kelime, 10 yıl sonra kapınıza dayanacak bir icra kağıdının veya kaybedilmiş bir gayrimenkulün sebebi olabilir. Hukukta standart bir evlilik olmadığı gibi, standart bir boşanma da yoktur. Şablonları kullanırken bu büyük sorumluluğun bilincinde olmalısınız.

Avukatsız Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi Örneği Word İndir

Dava dilekçesi, devletin yargı mekanizmasını harekete geçiren anahtardır. Dilekçenin amacı, boşanma şartlarını uzun uzadıya anlatmak değil; mahkemeye "Biz TMK m. 166/3 uyarınca anlaştık ve ekteki protokole göre boşanmak istiyoruz" beyanını usulüne uygun şekilde iletmektir. Bu belgenin en üstünde, davanın açılacağı görevli mahkeme açık ve net bir şekilde yazılmalıdır (Örneğin: Ankara Nöbetçi Aile Mahkemesi Sayın Hakimliğine). Görevsiz bir mahkemeye hitaben yazılacak hatalı bir dilekçe, davanın usulden reddedilmesine ve haftalarca zaman kaybetmenize yol açar.

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, bilgisayarınızda kolayca düzenleyebileceğiniz anlaşmalı boşanma dilekçe örneği indirebilirsiniz:

Dilekçeyi doldururken dikkat etmeniz gereken hukuki incelikler:

  • Dilekçede hem davacının hem de davalının T.C. Kimlik Numaraları, açık adresleri ve iletişim bilgileri eksiksiz yer almalıdır.

  • Konu kısmına mutlaka "Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle anlaşmalı boşanma talebimizdir" ibaresi yazılmalıdır.

  • Dilekçenin "Ekler" (Deliller) kısmında, hazırladığınız protokolün varlığı mutlaka belirtilmeli ve dilekçenin altı ıslak imza ile imzalanmalıdır.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği İndir

Eğer dava dilekçesi mahkemenin kapısını açan anahtarsa, boşanma protokolü de o kapıdan geçtikten sonra ömür boyu içinde yaşayacağınız evin ta kendisidir. Protokol, boşanmanın anayasasıdır. Hakim, sizin sözlü beyanlarınıza değil, bu kağıtta yazan ve altına imza attığınız maddelere bakarak hüküm kurar.

Aşağıdan 2026 yılı güncel mevzuatına ve Yargıtay formatlarına göre hazırlanmış anlaşmalı boşanma protokolü Word ve PDF versiyonlarına ulaşabilirsiniz:

İnternetten indirdiğiniz bu şablon, size nafaka, velayet ve mal paylaşımı için hazır başlıklar sunar. Ancak o başlıkların altını nasıl doldurduğunuz tamamen sizin hukuki bilginize kalmıştır.

Bu Konuda Sorulan Sorular

Eşim boşanmak istiyor, ben istemiyorum. Bu durumda ne yapmalıyım?

Boşanma davasından feragat sonrası aynı sebeple yeniden dava açılamaz, yeni olaylar ise dikkate alınabilir.

Devamını gör